I- GİRİŞ
Gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun tüm dünya ülkelerinin başta gelen sorunları istihdamın artırılamamasıdır. Küresel bazda bakıldığı zaman istihdamın azaltılıp işsizliğin makul seviyelere indirgenmesi için bütün ülkelerin kıyasıya rekabet halinde olduğu görülmektedir. Özelikle istihdamı artırıcı yatırımları çekmek için hemen hemen bütün ülkelerde gittikçe daha cazip teşvikler uygulanmaktadır. Teşviklerin yanı sıra istihdama yönelik yatırımların önündeki formaliteler azaltılarak basitleştirilmektedir.Ülkemizde de hem bölgesel düzeyde hem de ülke genelinde değişik teşvikler uygulamaktadır. Ayrıca istihdam üzerindeki en büyük engellerden biri olan formaliteler de azaltılmaktadır[1]
1990’lı yılların sonlarından itibaren şirket kuruluşu için gerekli belge sayısı azaltılmış, e-bildirge uygulamasına geçiş hızlandırılmış ve daha bir çok formalite ortadan kaldırılmıştır. Buna rağmen istihdam üzerindeki formalitelerin çokluğu yerli ve yabancı yatırımcıyı özelikle emek ve zaman kaybı açısından düşündürmektedir[2]. Bu yazımızda en son olarak 5838 sayılı Kanunla[3]yapılan değişiklerin çalışma ve sosyal güvenlik uygulamaları açısından irdelenmiştir.
II- İŞÇİLERİN BİLDİRİLMESİ
A- MEVCUT UYGULAMA
1- SGK Uygulaması
Kural olarak işçilerin çalışamaya başlamadan önce işverenleri tarafından Kuruma sigortalı işe giriş bildirgesi ile bildirilmeleri zorunlu bulunmaktadır. Ancak İnşaat, tarım ve balıkçılık işyerlerinde çalıştırılacak işçileri “en geç çalışmaya başlatıldıkları gün” Kuruma bildirilmeleri halinde yasal sürede bildirilmiş sayılmaktadırlar. Ayrıca Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verecek işyerlerinde ilk defa işçi çalıştırmaya başlanılan tarihten itibaren bir ay içinde çalışmaya başlayan işçilerin, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç söz konusu bir aylık sürenin dolduğu tarihe kadar, Kuruma bildirilmeleri halinde yasal sürede bildirilmiş kabul edilmektedir.
2- Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na Bildirim
2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 62. maddesi uyarınca işverenler, işe aldığı işçileri, izleyen ayın 15’ine kadar aylık bildirimle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na (EK-1 işçi bildirim belgesi ile) bildirmek zorundadır.
B- 5838 SAYILI KANUNLA İŞÇİ BİLDİRİMİNDE YAPILAN DEĞİŞİK
01.08.2009 tarihinde yürürlüğe girecek 5838 sayılı Kanun hükümleri ile birlikte SGK’ ya işçilerin sigortalı işe giriş bildirgesinin verilmiş olması yeterli olacak, ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na EK-1 işçi bildirim belgesi verilmesine gerek olmayacaktır.
III- İŞÇİLERİN İŞTEN ÇIKIŞININ BİLDİRİLMESİ
A- MEVCUT UYGULAMA
1- SGK Uygulaması
İşçilerin sigortalılıkları, hizmet akdinin sona erdiği tarihte sona ermektedir. Bu tarihin, işverenler tarafından örneği Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği ekinde yer alan “sigortalı işten ayrılış bildirgesi” ile sigortalılığın sona ermesini takip eden On Güniçinde Kuruma bildirilmesi gerekmektedir.
Sigortalı işten ayrılış bildirgesine kaydedilen bilgiler, ayrıca ilgili aylık prim ve hizmet belgesinde de gösterilmektedir. Sigortalı işten ayrılış bildirgesinin Kuruma verilmesi zorunlu olmakla birlikte bu belgenin Kuruma verilmemesi halinde idari para cezası uygulanması öngörülmemiştir.
2- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na Bildirim
2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 62. maddesi uyarınca işveren, herhangi bir nedenle iş sözleşmesi sona eren işçileri, izleyen ayın 15’ine kadar aylık bildirimle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bildirmek zorundadır.
3- İş-Kur Uygulaması
4447 sayılı Kanun uyarınca işverenin iş sözleşmesinin belirtilen Kanunda öngörülen hallerden birisine dayalı olarak feshedilmesi durumunda, iş sözleşmesinin fesih tarihini takip eden günden başlayarak 15 gün içinde üç nüsha “İşten Ayrılma Bildirgesini” düzenleyerek, bir nüshasını Türkiye İş Kurumu’na göndermek, bir nüshasını hizmet akdi feshedilene vermek ve bir nüshasını da işyerinde saklamakla yükümlü bulunmaktadır.
B- 5838 SAYILI KANUN İLE İŞÇİ ÇIKIŞLARININ BİLDİRİMİNDE YAPILAN DEĞİŞİK
01.08.2009 tarihinde yürürlüğe girecek 5838 sayılı Kanun hükümleri ile birlikte SGK’ya işçilerin “işten ayrılma bildirgesinin” verilmiş olması yeterli olacak, ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na EK-2 işçi bildirim belgesi ile Türkiye İş Kurumu’na işten ayrılma bildirgesi verilmesine gerek olmayacaktır.
Diğer yandan “işten ayrılma bildirgesinin” SGK’ ya bildirilmemesi halinde 4857 sayılı İş Kanunu’na göre belirlenen 16 yaşından büyük işçiler için öngörülen brüt asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanacaktır.
IV- İŞYERLERİN BİLDİRİLMESİ
A- MEVCUT UYGULAMA
1- SGK Uygulamasında İşyerinin Bildirimi
SGK uygulamasında işçi çalıştırılmaya başlanılan yer ister sabit ister hareketli (araç, vasıta… vs.) olsun, 5510 sayılı Kanun’un emredici hükümleri uyarınca en geç sigortalı çalıştırılmaya başlanan tarih itibarıyla Kurum’a bildirilmek zorundadır. İşyerinin Kurum’a bildirilmesi ise örneği Kurum’ca hazırlanan “işyeri bildirgesinin” düzenlenip, işyerinin kurulu olduğu yeri çevresine alan ilgili üniteye gönderilmesi ile yerine getirilmiş olur. Aynı işverenin, birden fazla işyeri kurması veya devir alması yahut kendisine intikal etmesi halinde de her işyeri için ayrı bildirge düzenlenerek ilgili üniteye verilmektedir[4]
2- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na İşyerinin Bildirimi
4857 sayılı İş Kanunu’nun “İşyerini Bildirme” başlıklı 3. maddesi uyarınca Kanun kapsamına giren nitelikte bir işyerini kuran, her ne suretle olursa olsun devralan, çalışma konusunu kısmen veya tamamen değiştiren veya herhangi bir sebeple faaliyetine son veren ve işyerini kapatan işveren, işyerinin unvan ve adresini, çalıştırılan işçi sayısını, çalışma konusunu, işin başlama veya bitme gününü, kendi adını ve soyadını yahut unvanını, adresini, varsa işveren vekili veya vekillerinin adı, soyadı ve adreslerini bir ay içinde bölge müdürlüğüne bildirmekle yükümlü bulunmaktadır.
B- 5838 SAYILI KANUN İLE İŞYERLERİNİN BİLDİRİMİNDE YAPILAN DEĞİŞİK
İşçi bildirimlerinde olduğu gibi işyerleri de halen hem SGK’ ya hem de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na (ilgili Bölge Müdürlüğü’ne) bildirilmektedir. Söz konusu Kanunla işyerinin sadece Sosyal Güvenlik Kurumu’na işyeri bildirgesi ile bildirilmesi yeterli olacak olup, 01.08.2009 tarihinden sonra ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ilgili Bölge Müdürlüğüne işyerinin bildirimine gerek olmayacaktır.
V- KISA ÇALIŞMA
4447 sayılı Kanun’a göre sigortalı sayılan kişileri hizmet akdine tabi olarak çalıştıran işveren; genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerini geçici olarak önemli ölçüde azaltması veya işyerinde faaliyeti tamamen veya kısmen geçici olarak durdurması halinde, durumu derhal gerekçeleri ile birlikte Türkiye İş Kurumu’na, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya bir yazı ile bildirmektedir. İşverenin bu yöndeki talebinin uygunluğunun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca uygun görülmesi halinde kısa çalışma uygulaması söz konusu olmaktadır.
5838 sayılı Kanunla 2008 ve 2009 yıllarında kısa çalışma için yapılan başvurulara münhasır olmak üzere; günlük kısa çalışma ödeneğinin miktarı %50 oranında artırılarak kısa çalışma ödeneğinden yararlananlara mevcut duruma göre daha fazla ödeme yapılmasına olanak sağlanmaktadır. Diğer yandan kısa çalışmadan 3 (üç) aylık yararlanma süresi 6 (altı) aya çıkarılmakta ve kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemelerin işsizlik ödeneğinden mahsup edilmeyeceği hüküm altına alınmaktadır[5]
VI- SONUÇ
5838 sayılı Kanun hükümlerinin yürürlüğe girmesi ile birlikte aynı Bakanlığa ve bu Bakanlığa bağlı Kurum ve kuruluşlara verilmekte olan çok sayıda belge mahiyet itibarıyla tekleştirilip standart haline getirilerek sadece SGK’ ya verilmeleri yeterli hale getirilmektedir. Bu uygulama ile birlikte aynı nitelikte çok sayıda belge düzenlenmesinin işverenler açısından oluşturduğu bürokratik yük, emek ve zaman kaybı azalacaktır.
Dileğimiz, bundan sonraki süreçte halen her ay SGK’ya verilmekte olan “Aylık Prim ve Hizmet Belgesi” ile “Muhtasar Beyanname”nin de tek belgeye dönüştürülerek halen yaşamakta olduğumuz küresel iktisadi kriz sürecinde işverenleri ve çalışanları daha da rahatlatmaktır[6]
(*) SGK Başmüfettişi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Uzmanı
[1] İsa KARAKAŞ, “İstihdam Üzerindeki Formaliteler Azaltılıyor” Tercüman Gazetesi, 26.02.2009.
[2] Bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde oluşturulan komisyonun “İstihdamın Artırılması ve İşsizliğin Azaltılması Raporu” Ankara-2004.
[3] 28.02.2009 tarih ve 27155 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
[4] İsa KARAKAŞ, “SGK Uygulamasında İşyeri” E-Yaklaşım, Ağustos 2008 / Sayı: 61.
[5] İsa KARAKAŞ, “KOBİLER 3 AY DAHA RAHAT NEFES ALACAK” Tercüman Gazetesi (04.03.2009)
[6] İsa KARAKAŞ,“İşçi Çıkışları İş-Kur ve ÇSGB’ Ye Bildirilmeyecek…” www.alomaliye.com (02.03.2009)
Kaynak: Yazar:İsaKARAKAŞ
E- Yaklaşım / Nisan 2009 / Sayı: 196
Benzer Yazılar:
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından:
KREDİ KARTI İŞLEMLERİNDE UYGULANACAK AZAMİ FAİZ
ORANLARI HAKKINDA TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA ...
18.02.2009 tarihinde T.B.M.M ’de kabul edilen 5838 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile yapılan deği ...
GİRİŞ
Bilindiği üzere, 5615 sayılı Kanun’la([1]) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 32. maddesinde yapılan düzenleme ...
I.GİRİŞ
Özellikle genel ekonomik krizlerde ve zorlayıcı sebeplerle çalışma hayatında sıkça görülen işçilerin ...
Ulusal Bayram ve genel tatil günleri, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunda belirtilmiştir. Bir takvim yılı içe ...