I- GİRİŞ
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
(1) 2008/Ekim ayı itibariyle yürürlüğe girmesiyle mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’ndaki işverene yüklenen yükümlülükler, benzer hukuki durumlar yönünden birkaç değişiklik haricinde aynen korunmuştur. Mülga 506 sayılı Kanun’un 79. maddesinde yer alan ve sosyal güvenlik reformu ile 5510 sayılı Kanun’da uygulamasına devamı yönünde yer verilen yükümlülüklerden bir tanesi de “Aylık Prim ve Hizmet Belgesi”nin, işyerinde işçilerin görebileceği bir yere asılmasıdır. Söz konusu belgenin işyerinde asılma yükümlülüğü getirilmesinin temel gayesi, işyerindeki çalışan sigortalıların sosyal güvenliklerinin yapılıp-yapılmadığı konusunda otokontrolünün sağlanmasıdır. Günümüzdeki teknolojik gelişmeler, sosyal güvenlik bilgilerine ulaşılabilirlik ve çalışanların bilinçlerinin artmış olması nedenlerinden dolayı; bu belgenin geçmişteki fonksiyonunun önemli oranda azaldığını göstermektedir. İşte bu noktadan hareketle yazımızın konusunu aylık prim ve hizmet belgesinin işyerinde asılmasının, ne kadar gerekli olup olmadığı hususu oluşturmaktadır.
II- AYLIK PRİM VE HİZMET BELGESİ
5510 sayılı Kanun’da sigortalı sayılanlar 4. maddede belirtilmiştir. Kanun yürürlüğe girmeden önce sigortalı ayrımı yaparken telaffuz ettiğimiz Sigortalı (SSK), Bağ-Kurlu veya İştirakçi yerine yeni Kanun’da (4/a), (4/b) ve (4/c) kapsamında sigortalı ifadeleri kullanılmaktadır. Mülga 506 sayılı Kanun’a tabi olanlar (4/a), mülga 1479 ve 2926 sayılı Kanun’a tabi olanlar ile isteğe bağlı sigortalılar (4/b) ve 5434 sayılı Kanun’a tabi devlet memurları da (4/c) kapsamında değerlendirilmektedir. Aylık prim ve hizmet belgesi 4/a ve 4/c kapsamındaki sigortalılar için işverenleri tarafından verilmektedir. 4/b kapsamsındaki sigortalılar için aylık prim ve hizmet belgesi verilmemekte olup yazılı beyanda bulundukları kazanç üzerinden primler tahakkuk ve tahsil edilmektedir.
5510 sayılı Kanun’un 86. maddesi birinci fıkrasında “İşveren bir ay içinde 4. ve 5. maddeye tâbi çalıştırdığı sigortalıların ve sosyal güvenlik destek primine tâbi sigortalıların;
a- Ad ve soyadlarını, T.C. kimlik numaralarını,
b- 80. maddeye göre hesaplanacak prime esas kazançlarını,
c- Prim ödeme gün sayıları ile prim tutarlarını
gösteren ve örneği Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenen asıl veya ek aylık prim ve hizmet belgesini, 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındakiler için en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar, diğer sigortalılar için ise ait olduğu ayı takip eden ayda Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kurum’a vermekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren, onbeş gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür” hükmü ile (4/a) ve (4/c) kapsamında sigortalı çalıştıran işverenlere, sigortalıların ad soyadı, T.C. kimlik no, kazançları ve çalışma gün sayılarını gösterir aylık prim ve hizmet belgesini vermekle yükümlü tutmuştur.
Aylık prim ve hizmet belgesinin verilme süresi, (4/a) kapsamında sigortalı çalıştıran özel sektör işverenler için, en geç belgenin ilişkin olduğu ayı izleyen ayın 23’üdür. 4/a kapsamında sigortalı çalıştıran resmi nitelikteki işyeri işverenleri için ise, en geç belgenin ilişkin olduğu dönemi izleyen ayın 7’sidir.
(4/c) kapsamında sigortalı çalıştıran işverenler için aylık prim ve hizmet belgesinin verilme süresi ücretin peşin ya da çalıştıktan sonra alınmasına göre değişmektedir.
- Her ayın 15’i ile müteakip ayın 14’ü arasındaki maaşını ayın 15’inde peşin alan sigortalılar için maaş ödemelerinin yapılması gereken takvim ayının son gününe kadar,
- Her ayın 1’i ile 30’u arasındaki maaşını ayın 1’inde peşin alan sigortalılar için, maaş ödemelerinin yapılması gereken ayın 15. günü sonuna kadar,
- Her ayın 15’i ile müteakip ayın 14’ü arasındaki maaşını müteakip ayın 15’inde çalıştıktan sonra alan sigortalılar için, maaş ödemelerinin yapılması gereken takvim ayının son gününe kadar,
- Her ayın 1’i ile 30’u arasındaki maaşını müteakip ayın 1’inde çalıştıktan sonra alan sigortalılar için maaş ödemelerinin yapılması gereken ayın 15. günü sonuna kadar
her bir maaş ödeme dönemi için ayrı ayrı vermekle yükümlü tutulmuşlardır.
Örneğin; 15.03.2009 tarihinde maaşını peşin alan sigortalılar için aylık prim ve hizmet belgesinin verilme süresinin son tarihi 31.03.2009’dur. 01.03.2009 – 31.03.2009 ayı ücretini 01.04.2009 tarihinde çalıştıktan sonra alan sigortalılara ait aylık prim ve hizmet belgesinin ise 15.04.2009 tarihine kadar verilmesi gerekmektedir.
III- AYLIK PRİM VE HİZMET BELGESİNİN ASILMAMASI
A- YASAL DAYANAĞI VE ASILMA YERİ
5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin 6 fıkrasında “Sigortalıyı çalıştıran işveren ile alt işveren ve iş görme edimini yerini getirmek üzere sigortalıyı geçici olarak devralan işveren; aylık prim ve hizmet belgesinin Kurumca onaylanan bir nüshasını sigortalının çalıştığı işyerinde, birden ziyade işyeri olması halinde ise sigortalının çalıştığı her işyerinde ayrı ayrı olmak üzere, Kuruma verilmesi gereken sürenin son gününü takip eden günden başlanarak, müteakip belgenin verilmesi gereken sürenin sonuna kadar, sigortalılar tarafından görülebilecek bir yere asmak zorundadır.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükme istinaden 4/a ve 4/c kapsamında sigortalı çalıştıran işverenler aylık prim ve hizmet belgesinin Sosyal Güvenlik Kurumu’nca onaylanan bir nüshasını, müteakip belgenin verilmesi gereken sürenin sonuna kadar sigortalıların görebileceği yere asması zorunludur. Belge internet ortamında verilmiş ise aylık prim ve hizmet belgesinin bilgisayardan barkotlu bir çıktısı alınarak asılması gerekmektedir. Asılı olması gerekli belge güncel aylık prim ve hizmet belgesi olması gerekmektedir. Denetim elemanı 2009/Mart ayında işyerine denetime gittiğinde 2009/Ocak ayına ait aylık prim ve hizmet belgesinin asılı olması gerekmektedir.
Örnek-1: Özel sektör işyerinde ücretini ayın 1 ila 30 arasında çalışarak alan sigortalılar için 2009/Ocak ayı aylık prim hizmet belgesi, 2009/Şubat ayının 23’ne kadar Kuruma verilmesi gerekmektedir. Dolayısı ile 24.02.2009 tarihinden itibaren 23.03.2009 (dahil) tarihine kadar 2009/Ocak ayına ait belgenin asılması gerekmektedir. 24.03.2009 tarihinden itibaren de 2009/Şubat ayına ait belgenin asılı olması aranacaktır.
Örnek-2: Kamu sektörüne ait işyerinde 15.01.2009 – 14.02.2009 döneminde maaşını peşin alan sigortalılar için düzenlenen belgenin son verilme tarihi 31.01.2009’un hafat sonu tatiline gelmesi nedeniyle 02.02.2009’dur. Dolayısı ile bu belgenin işyerinde asılı olarak bulundurulma yükümlülüğü 03.02.2009 tarihinde başlamakta, (bir sonraki belgenin verilme süresinin son tarihi olan 28.02.2009 tarihinin de hafta sonu tatiline rastlaması nedeniyle) 02.03.2009 tarihinde son bulmaktadır. (yükümlülüğün yerine getirilmesinin son gününün, tatil gününe rastlaması halinde, yükümlülük ilk iş günü yerine getirildiği takdirde yasal süresi içerisinde getirilmiş sayılmaktadır.)
Kanun metninde aylık prim ve hizmet belgesinin sigortalının görebileceği yere asılması zorunlu tutulmuştur. Bu nedenle sigortalıların her zaman görebileceği yemekhane, çalışma bölgesi vb gibi yerlere asılması gerekmektedir. Sigortalının her zaman göremeyeceği, işi olmadığı zaman girmesi yasak olan bölgelere asılması halinde asılma yükümlülüğü yerine getirilmemiş sayılmaktadır. Örneğin şirket müdürünün veya personel müdürünün odasına asılması işverenin bu yükümlülüğü yerine getirdiği anlamı taşımamaktadır. Çünkü bu yerler sigortalının rahatlıkla kullanabileceği alanlar değildir.
B- APHB’NİN ASILMASININ GEREKLİLİĞİ
Peki aylık prim ve hizmet belgesinin asılı olmasının nedeni nedir? Gerçekten gerekli midir?
Aylık prim ve hizmet belgesinin işyerinde sigortalıların görebileceği yere asmaması halinde kanun koyucu açık bir hüküm koymuştur. Asılmaması halinde aşağıda detaylı açıklayacağımız üzere idari para cezası uygulanmaktadır.
Aylık prim ve hizmet belgesinin işyerinde asılı bulunması ile sigortalıların çalışmalarının Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilip bildirilmediğinin sigortalı tarafından gözetlenerek oto kontrolün sağlanması amaçlanmaktadır. Sigortalı işyerinde asılı bulunan aylık prim ve hizmet belgesinde çalışmalarını kontrol ederek kendisinin tescilinin yapılıp yapılmadığını, kendisi ile ilgili eksik gün veya eksik prime esas kazanç bildirilip bildirilmediğini kontrol ederek hakkını aramasını sağlamaktır.
Aylık prim ve hizmet belgesi asılı olması sigortalılara bu bilgilere ulaşma imkanı tanımakla birlikte sigortalı, teknolojinin ilerlediği artık nerdeyse bütün bilgilere bir tıklama ile ulaşılabildiği günümüzde çalışmalarını bilgisayar vasıtası ile elektronik ortamda rahatlıkla öğrenebilmektedir. Nitekim Sosyal Güvenlik Kurumu da bilgileri hızla elektronik ortama aktararak sigortalılara önemli kolaylık sağlamaktadır. Teknolojik gelişmeler, sosyal güvenlik bilgilerine kısa yoldan erişebilme ve sigortalıların bilinçlerinin artmış olması gibi nedenler, aylık prim ve hizmet belgesinin işyerinde işçilerin görebileceği yere asılması ile ilgili amaçlanan hedefi önemli oranda azaltmıştır.
IV- AYLIK PRİM VE HİZMET BELGESİNİN ASILMAMASININ MÜEYYİDESİ
Aylık prim ve hizmet belgesinin asılmaması ile ilgili idari para cezası mülga 506 sayılı Kanun’un 140. maddesi (e) fıkrası ile paralellik arzetmektedir. 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi birinci fıkrası (f) bendinde “… ve 86. maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen yükümlülükleri belirtilen sürede yerine getirmeyenlere, aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Bu madde hükmüne göre aylık prim ve hizmet belgesinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na verilmesi gereken sürenin son gününü takip eden günden başlayarak, müteakip belgenin verilmesi gereken sürenin sonuna kadar asılı bulundurmayan işverenler hakkında denetim elemanlarınca yapılan tespit tarihindeki geçerli asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.2009/Ocak-Haziran dönemi için uygulanacak idari para cezası 1.332TL’dir.
Aylık prim ve hizmet belgesinin işyerinde asılmaması ile ilgili cezanın verilebilmesi için, Müfettiş veya kontrol memurları tarafından işyerinde fiilen tespit yapılması ve tespit sonucu düzenlemiş oldukları tutanaklarda (yerel denetim tutanağı, durum tespit tutanağı vb. gibi) asılmadığının belirtilmesi halinde uygulanmaktadır.
V- SONUÇ
Görüldüğü üzere mülga 506 sayılı Kanun’da yer alan, aylık prim ve hizmet belgesinin işyerinde sigortalıların görebileceği bir yere asılma yükümlülüğü 5510 sayılı kanun ile aynen korunmuştur. Aylık prim ve hizmet belgesinin asılma zorunluluğu teknolojinin hızla ilerlediği artık insanların bütün bilgilerine internet ortamında rahatlıkla ulaştığı bu zamanda çok gerekli bir yükümlülük olduğu kanaatinde değiliz. En azından aylık prim ve hizmet belgesinin işyerinde asılması zorunluluğunun denetim elemanlarının işyerinde yaptıkları denetim esnasında denetiminin amacının sosyal güvenlik anlayışının yerleştirmesi olduğu esas alınarak APHB’nin asılması zorunluluğunun cezai müeyyidesi hafifletilebilir. Böylece uygulanan cezai müeyyidenin daha düşük miktarda tespit edilmesi halinde amaç ile araç arasındaki denge de sağlanmış olacaktır.
* Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettişi
(1) 16.06.2006 tarih ve 26200 Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Yaklaşım / Mart 2009 / Sayı: 195
Benzer Yazılar:
1 Temmuz 2009’dan itibaren 693 TL olarak belirlenen yeni asgari ücret, işçi ve işverenleri, çeşitli yönleriyle yakın ...
TÜFE endeksi mi, küfe endeksi mi?
Geçtiğimiz günlerde Türkiye ...
İŞSİZLİĞİN hızla arttığı ve dünya rekoruna doğru gittiği şu günlerde, merak edilen konulardan biri de işsiz kalanlara, ne kadar aylık ...
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasında; iş kazası, meslek has ...
6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesinde, işverenler sigortalıların prime esas kazanç tutarları ile prim ödeme gün s ...