ARŞİV

İkinci El Cep Telefonunda Vergiler Ve Yarattığı Sorunlar

Yazar: | Kategori: Muhasebe | 19 Mayıs 2010 Çarşamba 12:41

Yazıyı Paylaş

Yazıyı Oyla

Yeni cep telefonu alımında yüzde 18 KDV ve yüzde 20 oranında ÖTV ödenmesi gerekiyor. Avrupa ülkelerinin hiç birinde cep telefonu satışında ÖTV alınmıyor. Türkiye'de ise yeni telefon satışlarından hem 40 TL'den az olmamak üzere ÖTV (% 20) hem de KDV (% 18) alınmaktadır. KDV matrahına ÖTV de eklendiği için vergiden de vergi alınması söz konusu.


İKİNCİ ELDE KDV

İkinci el cep telefonu satışlarında ÖTV ödenmesi söz konusu değildir. Bu işlemler sadece KDV'nin konusuna giriyor. İkinci el cep telefon satışlarında uygulanacak KDV oranı yüzde 18 olarak belirlenmiştir.

KDV oranının yüksek belirlenmesi nedeniyle belgesiz satışlar çok yaygın. Bu durum uygulamada ikinci el cep telefonunun KDV'sinin yüzde sıfır olması anlamına geliyor. Bunun nedeni, yüzde 18'lik KDV oranının tüketici açısından önemli bir maliyet unsuru özelliği göstermesidir. Tüketici, KDV nedeniyle ortaya çıkan 18'lik farkı ödemek istememekte, belgesiz ve dolayısıyla KDV'siz satış yapan satıcılara yönelmektedir.

Satıcılar ise bu durum karşısında ortaya çıkan 'haksız rekabet' nedeniyle müşteri ve pazar payı kaybı yaşamamak için belgesiz satış yapmayı tercih etmektedir.


VERGİ GELİRLERİ AZALIYOR

Normal koşullar altında, satmak amacıyla ikinci el cep telefonu alan bir işletmenin alış esnasında gider pusulası düzenlemesi ve bunu muhatabına imzalattırması gerekiyor. Satış sırasında ise olması gereken, alıcı adına düzenlenmiş fatura veya perakende satış belgesi verilmesi. Ancak, yüksek vergiler nedeniyle bu yapılmıyor ve işlemlerin tamamına yakını belgesiz olarak gerçekleştiriliyor.

Belgesiz yapılan satışların en temel nedeni KDV oranlarının yüksekliğidir. Bu durum, devletin ikinci el cep telefonu satışından hiç KDV alamaması sonucunu ortaya çıkarıyor.

Belgesiz satışların olumsuz etkileri sadece KDV yönünden ortaya çıkmıyor. Bunun dışında, satıcıların ikinci el cep telefonu satış hasılatlarının kayıtdışı kalması nedeniyle gelir veya kurumlar vergisi matrahları da olması gerekenin altında oluşuyor. Bu durum, hesaplanan ve ödenmesi gereken vergi gelirlerini düşürüyor.

DİĞER SORUNLAR

Kayıtdışı telefon ticaretinin tüketici açısından başka etkileri de var. Bunların başında, kayıtdışı satışlar nedeniyle tüketici haklarının kullanılamaması geliyor. Satın alınan ikinci el telefonun bozulması halinde veya çeşitli nedenlerle geri verilmesinin gerekmesi durumunda, alıcının satıcıya karşı ileri sürebileceği hiçbir delil bulunmamaktadır.

Kayıtdışı telefon satışının diğer bir sakıncası da güvenlik ile ilişkili. Satışların kayıtdışı olması nedeniyle alışlar da kayıtdışı olarak gerçekleşiyor. Belgeleme sürecinin gerektiği gibi işlememesi, telefonunu gider pusulası düzenlettirmeksizin satanlar açısından ciddi bir risk ortaya çıkartıyor.

Belgesiz satılan telefonu yine belgesiz olarak alan kişinin kim olduğu belirsizdir. Bu kişinin sahte bir kimlikle sim kart çıkartıp, telefonunu suç oluşturacak şekilde kullanması mümkün.

Bu bağlamda telefonun; hırsızlık, tehdit, şantaj, terörizm veya yasa dışı başka bir olayda ya da eylemde kullanılması halinde, IMEI denilen elektronik kimlik bilgisinden hareketle telefonun 'görünüşteki' sahibine ulaşılabiliyor.

Bu da, işlenen suçla hiçbir ilgisi olmayan bir kişinin sıkıntılı bir adli süreçle muhatap olması, devamında da çeşitli yaptırımlarla karşı karşıya kalması riskini ortaya çıkarıyor.

Kaynak: Metin Taş-Sezgin Özcan /Akşam
 


Benzer Yazılar:

Bu haber 19 Mayıs 2010 Çarşamba, 12:41 saatlerinde Muhasebe kategorisi altında yayınlandı. Bu habere yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz. Veya; gibi etiketleri kulanarak diğer haberleride okuyabilirsiniz. Bu haber toplamda kere okunmuş.


Yazıyı Yorumla