Kamuoyunda “sicil affı” olarak bilinen 5834 sayılı Kanun yürürlüğe girdi. Kanun; çek, protestolu senet, kredi ve kredi kartı borcu nedeniyle “kara listeye” alınanların, borçlarını ödemiş olmaları şartıyla Merkez Bankası kayıtlarından silinmesini öngörüyor.
Krizle birlikte piyasalarda oluşan sisli havanın dağıtılması ve “güven ortamı” oluşturulabilmesi açısından yasanın olumlu olduğunu özellikle belirtmek isteriz. Ne var ki, sicil affı sonuçları itibariyle sadece ticari faaliyetleri ilgilendiriyor. Tüketicilerin bu yasa ile sorgulamadan temiz çıkmaları mümkün değil. Bunun sebebi Kredi Referans Sistemi (KRS).
KRS nedir?
Bankalar ve kredi veren kuruluşlar tarafından 1995 yılında kurulan Kredi Kayıt Bürosu Anonim Şirketi adında bir şirket var. Bu şirket Bankacılık Kanunu’na dayanarak kuruldu. Şirketin şu an 38 üyesi var. Yani, neredeyse tüm banka ve finans kurumları şirket üyesi.
Üye olan banka ve özel finans kurumları, bireysel kredi (kredi kartı dahil) müşterilerine ait detaylı bilgileri düzenli olarak şirkete aktarıyorlar. Bu yolla ciddi bir veri tabanı oluşmuş durumda.
Kredi Referans Sistemi (KRS), oluşan bu veri tabanını banka ve finans kuruluşlarına aktaran bir “bilgi paylaşım sistemi” durumunda. Sistem sayesinde üyeler bir başvuru ile ilgili olarak saniyeler içinde detaylı bilgi elde edebiliyorlar.
KRS’de yer alan bilgiler silinmiyor
Kara listenin silinmesini öngören 5834 sayılı Kanun, Merkez Bankası’nda yer alan kayıtların silinmesi yönünde düzenleme içeriyor. Yani, yasaya dayanarak KRS’de yer alan bilgiler silinmeyecek.
Kaldı ki, tamamen serbest piyasa koşullarında faaliyet gösteren bir şirketin veri bankasına böyle bir müdahalede bulunulması da mümkün değil. Böyle bir müdahale şirketin esas faaliyet konusunu anlamsız hale getirecektir.
Tüketicinin işine yaramıyor
Bankalar, tüketicilerin yapmış olduğu başvurular için KRS’den bilgi alacak ve “sicili bozuk” olan tüketicilerin başvurularını geri çevirebilecekler. Sicili bozuk olanlara kredi verilmesi konusunda bankalar zorlanamayacağına göre… Tüketici için “eski tas, eski hamam” söz konusu.
Bu noktada iktisatçıların hoşgörüsüne sığınarak konuyu bir fıkrayla bağlayalım.
İki arkadaş balonla Kapadokya semalarında gezerken yönlerini şaşırmış. Yere yaklaştıklarında keçi sakallı, pipolu kel bir adam görürler. “Bu adam bilgili birisine benziyor, buna yerimizi soralım” diye konuşurlar. Yerdeki adamla aralarında şu konuşmalar geçer:
- Bakar mısınız?
- Buyrun.
- Biz neredeyiz?
- Havadasınız.
- O anlamda değil efendim, konum olarak neredeyiz?
- Balonun sepetinin içindesiniz.
- Yine yanlış anladınız. Yer olarak neredeyiz?
- Buradasınız.
- Pardon, siz iktisatçı mısınız?
- Evet, nereden anladınız?
- Söylediklerinizin hepsi doğru ama bir işe yaramıyor.
Fıkradaki gibi, yapılan düzenleme doğru ama belirttiğimiz gibi, tüketicinin işine yaramıyor.
Benzer Yazılar:
KDV ve stopaj vergileri bankaya
Kurumlar vergisi mükelleflerince yasal süresi içinde beyan edilen;
— Katma değer vergisin ...
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından:
KREDİ KARTI İŞLEMLERİNDE UYGULANACAK AZAMİ FAİZ
ORANLARI HAKKINDA TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA ...
TÜFE endeksi mi, küfe endeksi mi?
Geçtiğimiz günlerde Türkiye ...
Gelir Vergisi Kanununun 92 nci maddesine göre, 2008 takvim yılına ait yıllık gelir vergisi beyannamesinin 2009 yılı Mart ayının başından 25 i ...
Birkaç gündür bu konu tartışılıyor.
Ortada bir olay var, biri çıkıyor “Bu vergi kaçakçılığıdır” ...
Bu haber
03 Şubat 2009 Salı, 10:21 saatlerinde
Haber kategorisi altında yayınlandı.
Bu habere yapılacak yorumlardan haberdar olmak için
RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz.
Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden
geri izleme yapabilirsiniz.
Veya;
Haber
gibi etiketleri kulanarak diğer haberleride okuyabilirsiniz.
Bu haber toplamda kere okunmuş.