Özet: TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen 6009 sayılı ''Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'' 29 Temmuz 2010 tarihi (bugün) itibariyle Resmi Gazete’de yayımlanmadığı için, bordroların yapıldığı ve Temmuz ayı ücret ödemelerinin gerçekleştirileceği şu günlerde hangi tarifenin uygulanacağı konusunda tereddütlerin yaşanmasına neden olmuştur. Mevcut durum çerçevesinde konuya ilişkin olarak aşağıdaki alternatiflerin değerlendirilmesinde fayda görmekteyiz.
Alternatif 1: 6009 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler, 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe gireceğinden ve 6. madde hükmü uyarınca fazla ödenen vergilerin mahsup/iadesine imkan tanındığından, Temmuz 2010 dönemine ilişkin bordroların eski tarifeye göre düzenlenmesi bir yöntem olarak değerlendirilebilir. Alternatif 2: Kanun her ne kadar bugüne kadar Resmi Gazete’de yayımlanmamış olsa da (önceki uygulamalar da dikkate alındığında) önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak yayımlanması beklenmektedir. Bu nedenle mükelleflerin bu Kanun’un 3. maddesinde yer alan tarifeyi kullanarak Temmuz 2010 dönemi bordrolarını düzenlemeleri de diğer bir alternatif olarak değerlendirilebilir. Alternatif 3: Ücret gelirlerinin vergilendirilmesinde 29 Temmuz 2010 tarihi itibariyle (Kanun yayımlanmadığı için) % 35’lik bir oranın varlığından bahsedilemeyecektir. Bu anlayış kabul edilerek bu günlerde düzenlenen 2010 yılı Temmuz dönemine ilişkin bordrolarda 50.000 TL’yi aşan tüm ücretler üzerinden % 27 oranında gelir vergisi kesintisi yapılması da başka bir alternatif olarak düşünülebilir. Birinci alternatifte de açıklandığı üzere, 6009 Sayılı Kanun 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe gireceğinden ve 6. madde hükmü uyarınca fazla ödenen vergilerin mahsup/iadesine imkan tanındığından, Temmuz 2010 dönemine ilişkin bordroların eski tarifeye göre düzenlenmesinin daha uygun bir yol olacağı kanaatindeyiz. Zira bu şekilde fazla kesilmiş olan vergilerin, Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra, Bakanlık tarafından belirlenecek olan usul ve esaslar dahilinde iade alınabilmesi mümkün olacaktır. |
|
| Sayfa 1 | |
|
23 Temmuz 2010 tarihli ve 6009 sayılı “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Sözü geçen Kanun’un 3. ve 6. maddelerinde ücret gelirlerine uygulanacak olan gelir vergisi oranlarına ilişkin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen hükümle ilgili yeni düzenlemeler yer almaktadır.
Sözü geçen Kanun’un 3. maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 103. maddesinde değişiklik yapılarak ücret gelirleri ile ücret dışındaki gelirler için iki ayrı tarife belirlenmektedir. Bu iki tarifenin aslında alt gelir dilimleri değil, sadece en üst gelir dilimleri birbirinden farklılaştırılmakta, ücret gelirleri için % 27’lik dilim biraz daha genişletilmektedir.
Buna göre ücret dışındaki gelirlerin 50.000 TL’yi aşan kısmı üzerinden % 35 oranında gelir vergisi ödenmesi uygulamasında bir değişiklik olmayacaktır. Ücret gelirlerinde ise % 35 oranına tabi olacak gelir dilimi 6009 Sayılı Kanun ile 50.000 TL’den 76.200 TL’ye yükseltilmektedir. Bu değişiklik uyarınca 2010 yılında 76.200 TL’yi aşan bir gelir elde edilmesi durumunda, ücretliler, diğer gelir vergisi mükelleflerine göre [(76.200-50.000) * % 8=] 2.096 TL daha az gelir vergisi ödeyeceklerdir.
Ücret gelirlerine uygulanacak yeni gelir vergisi tarifesi (madde 3) ile 2010 yılında fazla kesilen vergilerin mahsup ve iadesi ile eksik ödenen vergilerin tamamlanmasına ilişkin düzenleme (madde 6) 1 Ocak 2010 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.
Ancak 29 Temmuz 2010 tarihi itibariyle söz konusu Kanun Resmi Gazete’de yayımlanmadığı için, bordroların yapıldığı ve Temmuz ayı ücret ödemelerinin gerçekleştirileceği şu günlerde hangi tarifenin uygulanacağı konusunda tereddütlerin yaşanmasına neden olmuştur. Mevcut durum çerçevesinde konuya ilişkin olarak aşağıdaki alternatiflerin değerlendirilmesinde fayda görmekteyiz.
Alternatif 1: Eski tarifenin uygulanması
6009 Sayılı Kanun’un 6. maddesinde, 2010 takvim yılına ilişkin olarak yapılan ücret ödemeleri üzerinden, bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar yapılmış olan gelir vergisi tevkifatlarının, 103. maddede bu Kanunla yapılan değişiklik hükmü uyarınca hesaplanan vergiden fazla olması halinde fark vergi tutarının terkin edileceği hükmü yer almaktadır. Maddenin devamında bu fark vergilerin tahsil edilmiş olması durumunda mükelleflerin sonraki dönemlerde ödeyecekleri gelir vergisinden mahsup edileceği, mahsup imkânının olmaması halinde ise red ve iade olunacağı hüküm altına alınmıştır.
Ücret gelirlerinin vergilendirilmesinde uygulanacak tarifeye ilişkin Anayasa Mahkemesi Kararı 8 Ocak 2010 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanmış ve yayım tarihinden itibaren 6 ay sonra yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Bu süre 8 Temmuz 2010 tarihi itibariyle dolmuş ve konuya ilişkin olarak verilen süre içerisinde herhangi bir yasal düzenleme yapılmamış olması hukuki bir boşluğun doğmasına neden olmuştur. Buna göre Anayasa Mahkemesi kararı 9 Temmuz 2010 tarihinde yürürlüğe girmiş ve ücret gelirlerinin belli bir tutarı aşan kısmının % 35 oranına göre vergilendirilmesinin dayanağını oluşturan hüküm bu tarihten itibaren yürürlükten kalkmıştır.
Bu kapsamda ücret gelirlerinin vergilendirilmesinde 29 Temmuz 2010 tarihi itibariyle (Kanun yayımlanmadığı için) % 35’lik bir oranın varlığından bahsedilemeyecektir. Ancak 6009 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe gireceğinden ve 6. madde hükmü uyarınca fazla ödenen vergilerin mahsup/iadesine imkan tanındığından, Temmuz 2010 dönemine ilişkin bordroların eski tarifeye göre düzenlenmesi daha uygun bir yol olarak gözükmektedir. Zira fazla kesilmiş olan vergilerin Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra Bakanlık tarafından belirlenecek olan usul ve esaslar dahilinde iade alınması mümkün olabilecektir.
Alternatif 2: Yeni tarifenin uygulanması
Kanun her ne kadar bugüne kadar Resmi Gazete’de yayımlanmamış olsa da (önceki uygulamalar da dikkate alındığında) önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak yayımlanması beklenmektedir. Bu nedenle mükelleflerin bu Kanun’un 3. maddesinde yer alan tarifeyi kullanarak
Temmuz 2010 dönemi bordrolarını düzenlemeleri de bir alternatif olarak değerlendirilebilir. Burada en önemli konu (küçük bir ihtimal de olsa) Kanun’un Cumhurbaşkanı tarafından veto edilme olasılığıdır. Ayrıca Kanun’un verdiği yetkiye dayanılarak Maliye Bakanlığı tarafından hükmün uygulama usullerinin belirlenmemiş olması da uygulamaya yönelik bazı problemlerle karşılaşılma ihtimalini ortaya çıkarmaktadır.
Alternatif 3: Sınırı aşan ücretlerin tamamına % 27 oranının uygulanması
Yukarıda Anayasa Mahkemesi kararı çerçevesinde 8 Temmuz 2010 tarihine kadar herhangi bir yasal düzenleme yapılmamış olmasının hukuki bir boşluğun doğmasına neden olduğu belirtilmiştir. Bu durumda ücret gelirlerinin vergilendirilmesinde 29 Temmuz 2010 tarihi itibariyle (Kanun yayımlanmadığı için) % 35’lik bir oranın varlığından bahsedilemeyecektir.
Bu anlayış kabul edilerek bu günlerde düzenlenen 2010 yılı Temmuz dönemine ilişkin bordrolarda 50.000 TL’yi aşan tüm ücretler üzerinden % 27 oranında gelir vergisi kesintisi yapılabilecektir. Bu durumda ücret üzerinden hem eski tarifeye hem de 6009 Sayılı Kanun’un 3. maddesinde yer alan tarifeye göre daha az vergi kesileceğinden, personele daha fazla ücret ödemesi yapılmış olacaktır. 6009 Sayılı Kanun’un yayımlanması halinde, TBMM Genel Kurulu’nda yapılan görüşmeler sırasında 6. maddeye eklenen hüküm uyarınca, bu farkların ayrı bir muhtasar beyanname ile ödenmesi (faizsiz ve cezasız olarak) gerekeceğinden, personele Temmuz ücreti içerisinde ödenmiş olan fark tutarlarının personelden tahsil edilmesi gerekecektir. Bu dönemde ayrılan personel konusu başta olmak üzere, bu aşamada bazen hiç beklenmeyen durumlarla karşılaşılması mümkün olabilmektedir.
Ancak yukarıda yer verilen hukuki boşluk çerçevesinde, 50.000 TL’yi aşan bütün ücretlerin % 27 oranında vergilendirilmesi gerektiği teziyle, eski veya yeni tarifeye göre vergileme yapılarak, ihtirazi kayıtla beyanname verilmesi ve konunun yargıya intikal ettirilmesinin de farklı bir alternatif olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmaktadır.
Yukarıda da belirttiğimiz gibi 6009 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren geçerli olacağından ve 6. madde hükmü uyarınca fazla ödenen vergilerin mahsup/iadesine imkan tanındığından, Temmuz 2010 dönemine ilişkin bordroların eski tarifeye göre düzenlenmesinin daha uygun bir yol olacağı kanaatindeyiz. Bu uygulama nedeniyle fazla kesilmiş olan vergiler Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra Bakanlık tarafından belirlenecek olan usul ve esaslar dahilinde iade alınabilecektir.
Kuzey Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş. |
Benzer Yazılar:
1 Ağustos 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6009 sayılı “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde ...
Okurlarımız hatırlayacaktır, Anayasa Mahkemesi Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan vergi tarifesindeki yüzde 35&rs ...
6009 sayılı “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 1 Ağust ...
Bilindiği üzere 6009 Sayılı Yasa ile, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan gelir vergisi tarifesi 01.01. ...
2010 yılında uygulanacak olan “asgari ücret” tutarları, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 29 Aralık 2009 tarihli ...










Kayit ol isleminden sonra e-posta adresinize onay mesaji gelecektir.

















