ARŞİV

Ticari defteri euro ile tutmak bakanlar kurulu izniyle mümkün

Yazar: | Kategori: Muhasebe | 20 Ocak 2010 Çarşamba 23:51

Yazıyı Paylaş

Yazıyı Oyla

Yabancı para birimleriyle defter tutabilmek için şirketin iş merkezinin Türkiye’de bulunmayan kişilere ait olması ve Türkiye’ye ayrılmış ödenmiş sermaye tutarının en az 100 milyon dolar veya muadili yabancı para birimi olması gerekir. Ancak bu durumda bile izin verme yetkisi bakanlar kuruluna ait.

SORU: Yurtdışı ile ticari faaliyette bulunmamız nedeniyle ticari defterlerimizi euro cinsinden tutmak ve kâr-zararı buna göre belirlemek istiyoruz. Buna bağlı olarak Vergi Usul Kanunu’nun 215′inci maddesinden yararlanmak üzere bilgi edinmek arzusundayız. Konuya ilişkin olarak yapmış bulunduğumuz çalışmalardan sonra bazı tereddütlerimiz oluştu. Defterlerimizi euro cinsinden tutabilir miyiz?

YANIT: Vergi Usul Yasası’nın 215′inci maddesi uyarınca, söz konusu yasa gereği tutulacak olan defter ve belgelerin Türkçe düzenlenmesi gerekmektedir. Ancak Türkçe kayıtlar bulunmak koşuluyla defterlerde başka dilden kayıt da yapılabilmektedir. Bu kayıtlar vergi matrahını değiştirmeyecek şekilde tasdik ettirilmiş defterlere de yapılabilir.

Yasal düzenleme gereği kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek koşuluyla yabancı para birimine göre de düzenlenebilmektedir. Ancak bu bağlamda da yurtdışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.

Yabancı para birimine göre tutulacak defterler için tasdik tarihi itibariyle ödenmiş sermaye, yurtdışında kurulan şirketlerin ise Türkiye’ye ayrılmış ödenmiş sermayesi tutarı en az 100 milyon ABD Doları ya da muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası ve sermayesinin en az yüzde 40′ı ikametgâhı, kanuni iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kişilere ait olması gerekmektedir. Bu konuda izin verme yetkisi bakanlar kuruluna ait bulunmaktadır. Bakanlar kurulu bu had ve nispetleri sektörler itibariyle ayrı ayrı yarısına kadar indirmeye veya iki katına kadar attırmaya yetkilidir. Dolayısıyla bu konuda karar alma yetkisi bakanlar kuruluna aittir.

Yukarıda belirtilen koşulların ihlal edildiği hesap dönemini izleyen hesap döneminden itibaren, söz konusu kuruluşun Türk para birimine göre kayıt tutma zorunluluğu tekrar başlar. Başka bir anlatımla Vergi Usul Yasası’nın 215′inci maddesindeki koşullar çerçevesinde bakanlar kurulu tarafından yabancı para birimine göre defter tutma izni verilen kuruluşlar, yasa maddesindeki koşullardan birisini kaybetmesi halinde, söz konusu halin varlığını izleyen yılbaşından itibaren Türk para birimine göre kayıt tutmak zorundadır.

Diğer yanda Türk para birimiyle yapılan işlemler, işlemin gerçekleştiği günün Türkiye Merkez Bankası döviz alış kuruyla ilgili para birimine çevrilir. İktisadi kıymetlerin değerleri ile vergi matrahı kayıt yapılan para birimine göre tespit edilir, beyannamenin verilmesi gereken ayın ilk gününün kuruyla Türk parasına çevrilerek beyan edilir.

Vergi Ödeme, mahsup ve iade işlemlerinde de Türk Lirası tutarlar dikkate alınır.

Yabancı para birimine göre kayıt tutma izni alacak mükellefin mutlaka Türkiye’de kurulmuş olması gerekmemektedir.

Türk parasına göre kayıt tutmakta iken yabancı para birimine göre kayıt tutma izni alan mükellef, yabancı paraya göre kayıt tutacağı ilk hesap döneminin açılış bilançosunu yabancı paraya çevirerek kayıtlarını düzenleyecektir. (V. Seviğ)

YABANCI PARA İLE NASIL DEFTER TUTULUR

* Vergi Usul Yasası gereği tutulacak olan defter ve belgelerin Türkçe düzenlenmesi gerekiyor. Ancak Türkçe kayıtlar bulunmak koşuluyla defterlerde başka dilden kayıt da yapılabilir.

* Yasal düzenleme gereği kayıt ve belgelerde Türk Para birimi kullanılır. Belgeler, Türk Parası karşılığı gösterilmek koşuluyla yabancı para birimine göre de düzenlenebilir.

* Yabancı para ile göre defter tutmak için yurtdışında kurulan şirketin Türkiye’ye ayrılmış ödenmiş sermayesi tutarı en az 100 milyon dolar ya da muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası olmalı.

* Şirketin sermayesinin en az yüzde 40′ı ikametgâhı, kanuni iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kişilere ait olması gerekiyor. Bu konuda izin verme yetkisi ise Bakanlar Kurulu’na ait bulunuyor.

* Bakanlar Kurulu bu had ve nispetleri sektörler itibariyle ayrı ayrı yarısına kadar indirmeye veya iki katına kadar artırmaya yetkili. Dolayısıyla karar alma yetkisi Bakanlar Kurulu’na ait.

* Koşullar ihlal edildiği hesap dönemini izleyen hesap döneminden itibaren, söz konusu kuruluşun TL’ye göre kayıt zorunluluğu tekrar başlar. Vergi ödeme, mahsup ve iade işlemleri TL ile yapılır.

Benzer Yazılar:

Bu haber 20 Ocak 2010 Çarşamba, 23:51 saatlerinde Muhasebe kategorisi altında yayınlandı. Bu habere yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz. Veya; gibi etiketleri kulanarak diğer haberleride okuyabilirsiniz. Bu haber toplamda kere okunmuş.


Yazıyı Yorumla